Hormonlu Doğum Kontrol Yöntemleri

Hormonlu Doğum Kontrol Yöntemleri
Yazar: Op. Dr. Yakup Şensoy
Hormonal yöntemlerden en çok bilineni doğum kontrol haplarıdır. Bu haplarda içerdikleri hormonlara göre iki tiptir. Sadece progesteron hormonu içerenler ve kombine yani hem östrojen hende perogesteron hormonu içerenler olarak ayrılırlar. Hormonal yöntemler içinde haplar dışında deri altına uygulanıp sürekli ve belli düzeyde hormon salgılayan implantlar ve enjeksiyon olarak uygulanan yöntemler sayılabilir.
Sadece progestoron içeren haplara minihap imside verilmektedir. Hergün ara vermeden kullanılırlar. Bu haplar genel olarak yumurtlama yani ovulasyonu baskılarlar. Aynı zamanda rahim içinin gebeliğin yerleşimine uygunsuz bir ortam haline gelmesine neden olarak doğum kontrolü sağlamaktadırlar. Rahim ağzından spermlerimn geçişine engel olmaları da başka bir korunma mekanizmasını oluşturur. Mini hapların etkin olabilmesi için her gün ve aynı saatte alınmaları şarttır. Bu nedenle kullanımı sıkıntılıdır. Hapın alımı 3 saat gecikirse koruyuculuğu kaybolmaktadır. Mini haplar düzensiz adet kanamalarına neden olmaktadır. Özellikle emziren annelerde başka bir kontrol yöntemi kullanılamıyorsa tercih edilmektedir.
Doğum kontrol hapı denildiğinde anlaşılan haplar genelde kombine haplardır. Östrojen ve progesteron hormonunu birlikte içermektedirler. Genelde 21 haptan oluşurlar. 1–21 günler arası kullanılıp 1 hafta ara verilerek kullanılırlar. Düşük doz olanlarda östrojen hormonu azdır. Bu nedenle düşük doz ve yüksek doz olarak iki tüpi vardır. Bu hapların temel olarak etkinliği yumurtlama adı da verilen ovulasyonu baskılamalarıdır. Yumurtalıkların yumurta üretme fonksiyonunu baskılarlar.
Doğum kontrol haplarının pıhtılaşma sorunu olan kimselerde, kalp ve damar hastalığı olanlarda, sigara içenlerde kullanımı önerilmez. Kan basıncını arttırıcı etkileri nedeniyle hipertansiyonu olan kadınlarda kullanılması önerilmez. Yüksek doz içerenlerin şeker hastalığı olan kadınlarda kullanılması sakıncalara neden olabilir.
Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımının karaciğer üzerinde yan etkileri de söz konusudur. Hepatit ve kronik karaciğer hastalıklarında kullanımı önerilmez.
Özellikle meme kanseri riskinde genetik yatkınlığı olan kimselerde 4 yıldan uzun kullanımda riski 4 kat arttırdığı gözlenmektedir. Total meme kanseri riskinde1,2 kez artış tespit edilmiştir.
Rahim kanseri( endometrium kanseri) riskinde azalmaya neden olurlar.
Doğum kontrol hapları yumurtalık kanser riskinde azalmaya neden olmaktadır.
Doğum kontrol hapları aşağıdaki durumlarda kullanılmamalıdır.
- 35 yaş üzerinde sigara içenler
- Migrenli kadınlar
- Kalp yetmezliği olanlar
- Şeker hastaları
- Koroner kalp hastaları
- Kan yağları yüksek olanlar
- Lupus hastaları
- Daha önce damar pıhtılaşma sorunu yaşayanlar ya da riskli olanlar
Enjeksiyonla uygulanan doğum kontrol ilaçları hormon içerirler. Hormonlu enjeksiyonlar çok güçlü doğum kontrol yömntemlerindendir. Bu yöntemler içinde bilinen 3 formül bulunmaktadır
- medroksiprogesteron asetat (dmpa)
3 ayda bir uygulanır. 150 mg medroksiprogesteron asetat içermektedir.
- medroksiprogesteronasetat+ estradiol sipionat formülü
Bu formül ayda bir kez uygulanır.
- noretindron enantat+ estradiol valerat formülü
Bu formülde her ay uygulanmaktadır.
Enjeksiyon yöntemlerinde en fazla problem olan şey düzensiz adet kanamalarıdır. Bu kanamalar bazen yöntemi bırakmaya kadar götürebilir. Uygulama sonrası 3 aylık enjeksiyonlarda adetler tan-mamen kesilebilir. Progesteronlu enjeksiyonlarda bir dezavantajda kemik erimesine neden olabilmesidir.
Enjeksiyon yöntemleri de doğum kontrol haplarına benzer özellikler ve yan etkiler taşımaktadır.
Oldukça etkili doğum kontrol yöntemlerindendir. Türkiye’de iki farklı marka bulunmaktadır. Bunlar norplant ve implanon ismiyle bilinmektedir. Norplant isimli implant 5 yıl koruma sağlar. İmplanon ise 3 yıllık koruma sağlamaktadır.
İmplantlar yumurtlamayı baskılayıp rahim ağzından spermlerin geçişini önleyerek etki etmektedirler. Aynı zamanda mini haplarda olduğu gibi rahim içine gebeliğin yerleşmesini önlemektedirler. Genelse adetin 5–7. günlerinde uygulanır. İlk aydan itibaren koruyucudur. Genel olarak memnuniyet yüzdesi yüksektir. Genelde deri altı implantın çıkarılmasından 3 ay sonra yumurtlama normale döner. En sık ve bazen çıkarılmasını gerektiren yan etki kanamadır. Kanama bazen düzensiz bazen de sürekli olabilmektedir. Bu yöntemi kullanan kadınların %30 kadarının adetleri kesilir. Bir diğer yan etki ise birinci yılsonunda gözlenen baş ağrısıdır. Hafif kilo artışına neden olabilirler. Doğum kontrol haplarının kullanılamadığı pıhtılaşma bozukluğu olanlar, kalp damar hastalığı olanlar, şeker hastaları ve hipertansiyonu olan kişilerde de kullanılabilmektedir. İmplant çıkarıldıktan sonra 1 yıl içinde yumurtalık fonksiyonları normale döner.
Sadece progesteron içeren haplar(mini haplar)






